Bunu güzel gözleriniz için yazıyorum.
İri, çekik, sarıya çalan bal rengi, pekmez gibi aşık olduğu adama ya da kadına güç veren, onların öksürüğünü kesen gözleriniz. Hep aynı melodileri dinleyen kulaklarınızla hep aynı şarkıları mırıldanan dudaklarınız arasındaki mesafeleri daha iyi katedesiniz diye de tabii.. Mesele bu değil. Geçenlerde iri iri gözleri olan, can ötesi bir arkadaşım neden sadece Harun Kolçak ve Levent Yüksel dinlediğimi sordu. Bunun nedenini de yazıya dökmem gerektiğini ifade etti. Ulema ve avam merak ediyor muymuş? Bilmiyorum. Zevkler ve renkler tartışılmaz diyerek konuyu sanat zevkine getirmek gibi bir niyetim de yok.
Bilirsiniz can gözlü arkadaşım ve bu yazıyı güzel gözlerine sunduklarım:
Hayatın anlamı gülmekte. ama sadece gülmekte… Böyle bildim, böyle yaşarım. İlk defa da gerçekten gülen iki sanatçıya rastladım.
Güzel gülen, güzel yaşar. Ve onun şerbetindeki bütün şekerlerin toplamı kadardır hayat… beğenmediniz biliyorum. Ama bu kadar.
HAKAN KELEŞ



