Nehir – Kimlik – Kağıt

Standard

Son bir aydır, sıkılmak üzerine düşünüyorum. Bilmiyorum neden? Ama şöyle bir gerçek var ki, sıkıcı insanlardan zarar gelmez. En büyük zararı sıkıcılığıdır. Siz ona bir kere sıkıcı demişseniz, zaten bir kötü özelliğiyle yaftalamışınızdır.

Son bir aydır sıkılmamak üzerine de düşünüyorum. Sıkılmayacak o kadar çok şey var ki, diye kendime telkinler veriyorum. Ne bileyim? Bu dünya sıkılmayacak kadar büyük be oğlum, diyen dostlarım çok var etrafımda. Sağolsunlar. Düşünüyorlar her daim beni. Sevimli mi buluyorlar bu sıkıcılığımı, kestiremiyorum. Evden iş, işten ev.  Çok şey beklemeli mi bu dünyadan? Dünya senin için amuda kalkmaz zaten. Dünya senin için zaten rafting yapamaz. Ama bir güzel seni sen yapabilir. Çeşit çeşit insan gönderir karşına. Çeşit çeşit seveceğin tip. Yeniyetme hissedersin kendini. Ufalırsın. Küçülüp bir başkasının cebine girecek kadar. O derecedir sıkıcılığın. Hayatına biri girer, değiştirir kimliğini. Aslında sıkıcı olan sen, sıkıcı olmayı istemeyen sen olursun. Bakarsın ki, dünya bir kuş yuvasıymış. Bugün sen gelir yuvaya konarsın, yarın bir başka kuş. Ama işte diyorum ya, hayatına biri girer ve dağıtır seni. Öyle kimliksiz kalırsın. Kimlik numaranı ele geçirmesine gerek yoktur. Sen bir nehrin kenarına gidip, kimliğini nehre bırakırsın.

kağıt

*

Sonra, nehir kenarında ağlayan birine rastlarsın. Gider omzuna dokunursun. Kalkar ayağa, bir sana bakar, bir de onun omzuna dokunan ellerine. Ellerini saklarsın. Bir hata yaptığını hissedersin. Ellerini ister senden. Uzatırsın. O da sana uzatır. Sarılır sana. Bir kağıttan gemi yapmayı teklif eder. Bilmezsin. O biliyordur. Çantasından hemen çıkartır kağıda. Oracıkta hemen iki gemi yapar. Biri çok düzgün, diğeri ise fazlasıyla dağınıktır. Ona neden birini düzgün, diğerini kötü yaptığını sorarsın. Gülümser. Sen o gülümseyince, kahkahayı basarsın. İyi olanı sana uzatır geminin. Kötü olanı kendine alır. Nehre bırakırsınız. Senin bıraktığın suyun akışına kapılıp gider. Onun bıraktığı suyun içinde bir batar, bir çıkar. Debelenir. Sudan çıkarması gerektiğini söylersin gemiyi. Israr eder. Hızla koşmaya başlar birden. Sen de peşinden koşmaya başlarsın. Yakalayana kadar, senin nefesin kalmaz. O ise nefessiz bir yaratık gibidir. Tutamayacağını anlarsın. Nehrin diğer ucuna gidip senin bıraktığın, o düzgün kağıt gemiyi nehrin içinden çıkarır. Yırtar. Gider.

Hakan KELEŞ

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s